LEONARDİNİ
Ahşap Oyuncak Tasarım Yarışması Süreci

Oyunun önemini ön plana çıkarmak ve daha yaratıcı nesiller yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla 2005'den beri faaliyette bulunan Leonardini'nin geleneksel oyuncakları yeniden yorumlayarak üretimini sağlamak ve yurtdışına ihraç etmek amacıyla genç tasarımcılara açık düzenlediği yarışmaya gelen başvurular jüri tarafından çok beğenildi.

TC vatandaşı olan, üniversitelerin mimarlık, güzel sanatlar veya endüstriyel tasarım fakültelerinde - bölümlerinde okuyan öğrencilere yönelik olan yarışmaya katılan her tasarım ekibinde 4- 8 yaş arasında bir çocuk katılımcının bulunması şartname gereğiydi, çok güzel ekip fotoğrafları ile çocukların tasarım sürecine katılımı belgelenmiş oldu.

Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden 22 ekip, toplam 27 eser ile yarışmaya katıldı. Yarışma şartnamesinde istendiği şekilde oyuncağın prototipin üretimini yapmayan başvurular kabul edilmedi. Cesurca ve emek vererek prototip yaptıkları için tüm katılımcılara teşekkür eder, bu modellerin yarışmaya katılan eserlerin mantığının daha iyi anlaşılmasına katkısını ve Seçici Kurul’u heyecanlandırdığını vurgulamak isteriz.

Eserler numaralandırma sistemi ile değerlendirmeye alındı, oyuncakların
eğlenceli-yaratıcı-eğitici olması temel değerlendirme kriteri olarak kullanıldı.
Eserler ile ilgili tüm değerlendirme, yarışma konusu ve amacı doğrultusunda ve kendi takdir hakkı çerçevesinde Seçici Kurul tarafından yapıldı.

Mimar-şair Cengiz Bektaş, ressam–fotoğraf sanatçısı İrfan Ertel, araştırmacı- koleksiyoner Sabiha Tansuğ’un yanı sıra Aziz Uygur (7 yaş), Deniz Tankurt (9 yaş) ve Irmak Tankurt’tan (6 yaş) oluşan Seçici Kurul ilk üçe giren ekipleri ve mansiyon kazananları 27 Mayıs 2008’de yaptığı ve uzun süren değerlendirme çalışması ile belirledi.

Eserlerin hepsinin sergilenebileceği bir sergi fikri oluşmasına neden olan tasarımlar arasında sıralamada zorluklar yaşayan Seçici Kurul üyeleri, öncelikle:

- ilk defa düzenlenen bu tür yarışma kapsamında gelen tüm eserlerin herkese umut verdiğini,
- eserlerin her birinin ayrı ayrı övgüye değer bulunduğunu,
- eserlerin güzelliği karşısında çok onurlandığı ve seçim yaparken çok zorlandığını,
- doğal olarak yarışma şartnamesi çerçevesinde kendi öznel kararlarını veren bu jürinin dışında, başka bir jürinin farklı seçimler yapabileceğini, belirtmek istedi.