 |
Türk kültürünün en güzel özelliklerinden biri olan çocukların sokakta/bahçede
oynaması alışkanlığı, şehirleşme ve yabancılaşma ile azalmaktadır.
Eskiden evlerde komşu/akraba çocukları ile oynanan oyunlar
ise, bugünün şehir çocukları tarafından "okul oyunları"
olarak bilinmektedir. Pikniklerin vazgeçilmezi oyunlar yerine şimdilerde
masa oyunları geçmiştir.
Bugünün büyüklerinin çocukluklarında keyifle oynadığı oyunlar, aslında
tüm çocuklar (ve büyükler) için her zaman eğlence kaynağıdır. Ayrıca
açık havada oynanan top oyunları, çocuklar (ve büyükler) için iyi
bir fiziksel egzersiz sağlar. Büyükler (ebeveynler,
büyükanneler, büyükbabalar, öğretmenler, vb) olarak bizler bu oyunları
çocuklarla birlikte oynayarak, çocuklarımızın öğrenmesini
ve hareket ederek oynamanın keyfine varmalarını sağlamalıyız. İp,
top, çember, topaç
gibi temel oyuncaklarla ya da oyuncaksız oynanan bu oyunların kuşaktan
kuşağa aktarılması dileğiyle. Haydi "oynayalım".
Leonardini
| OYUNLAR |
| 01 |
|
|
Oyuncular arasından başkan ve bir de ebe seçilir. Ebe öne bükülür, kendi ayak bileklerinden tutar. Oyun başkanı önde, diğerleri arkada birer kişilik sıra olurlar. Başkan ebenin sırtına ellerini koyarak atlar ve 'birdirbir' der. Diğerleri de aynı şekilde atlar.
Bundan sonraki atlamalarda da şu tekerleme söylenir: İkidir iki, atlamayan olur tilki - üçtür üç, atlaması güç - dörttür dört, kuş gibi öt - beştir beş, aldım bir eş - altıdır altı, yaptım kahvaltı - yedidir yedi, eli sırtına değdi - sekizim sek sek (oyuncular atlar ve sekerek giderler) - dokuzum durak (başkandan sonrakiler atlar, arkadaşına değen ebe olur) - onum orak, biçmeyen ebe - on birim yağlı çörek - on ikim tuzlu börek... gibi.
Atlama sırasında yanan oyuncu (atlayamayan, atlarken eğilmiş oyuncuyu deviren, atlarken kendi düşen, vb) ebe ile yer değiştirir.
Leonardini: Bu oyun iki takım arasında oynanırken, bir takımın oyuncuları yan yana aralıklı şekilde eğilir, diğer takım oyuncuları onların üstünden sırayla atlar. Oyun atlayan oyuncuların takımından biri yanana kadar devam eder . Çocukların hem fiziksel egzersiz yapabileceği hem de tekerleme ile hafız geliştirebilecekleri, yüzyıllardır oynanan oyunlardan biridir.
|
|
| 02 |
|
|
Esas itibariyle, bir çemberi bir sopa (çomak)
yardımı ile çevirerek ilerletmeye dayanan bir
oyundur. Çemberini daha uzun süre durmadan çeviren
ve en uzun mesafeyi kateden oyuncu, oyunu kazanır.
Leonardini:
Günümüzde az oynanan bu oyun, çocukların motor
gücü gelişmi açısından çok faydalıdır.
|
|
| 03 |
|
|
Bir ebe seçilir, diğer çocuklar oyun alanına
serbestçe dağılırlar. Ebe çocuklardan birini
yakalamaya çalışır. Yakalanmak üzere olan çocuk
ebe yanına yaklaşınca çömelirse yakalanmaktan
kurtulur, çömelmeden yakalanırsa ebe olur. Oyun
böylece devam eder.
|
|
| 04 |
|
|
| Çocuklar halka olup çömelirler. Ellerini dizleri
önünde kenetlerler. Bir ebe seçilir. Ebe halkanın
ortasında durur. Oyun başlayınca çocukların arasında
dolaşmaya başlar. "Bu yumurta sağlam mı,
yoksa çürük mü?" diyerek çocuklardan birine
hafifçe dokunur. Dokunulan dengesini kaybedip
düşer ya da kenetlenmiş olan eli çözülürse yanar
ve oyundan çıkar. Sona kalan çocuk, oyunu kazanmış
olur. |
|
| 05 |
|
|
Bu oyundan çok bir güç yarışmasıdır. Oyuncular,
eşit kuvvetteki bireylerden oluşacak şekilde
(ya da kızlar ve erkekler olarak) iki gruba
ayrılır. Uzun bir halatın (en az 6 metre) tam
orta yerine gelecek şekilde yere bir çizgi çekilir.
Halatın her iki tarafında olan ekipler kendilerine
bir isim verir ve her oyuncu halatı tutar. Ortada
kalacak halat boşluğunun da, ekiplere düşen
halat kısmının da eşit uzunlukta olmasına dikkat
edilir. Halata sıkıca sarılıp var güçleriyle
çeken ekip, karşı grubu da yerdeki çizgi üzerinden
kendi bulunduğu yere çekecek, yarışmayı da kazanacaktır.
Leonardini:
Oyuna küçük çocuklar katılıyor ise, ezilmemeleri
için çok dikkatli oynanmaldır.
|
|
| 06 |
|
|
Genelde kızların oynadığı bir oyundur. İki kişi
gevşek bir ipin ucundan tutarak, aynı yönde yuvarlak
yaparak sallar. Bu sallama sırasında ip yere değer,
havadan geçerek yine yere çarpar. Bu sırada da
“ip atlayan” oyuncu, ipin hareketlerini takip
ederek sıçramaya başlar. Kesintisiz süren bu hareketler,
oyuncuların ipin içinde ipin hareketini bozmadan
sürmesini sağlamak zorundadır. Her atlayış bir
puan olarak düşünülür. İpin hareketini durduran
yanar. Böylece atlama sırası başka bir oyuncuya
geçmiş olur. Üç oyuncuyla olduğu gibi istenildiği
kadar oyuncuyla da oynanabilir. Bu arada çift
ip kullanılarak (karşılıklı çapraz bir şekilde
de sallanıp) çifte atlamalı da oynanabilir.
Leonardini:
İp atlama tek kişilik iple, bir ya da daha fazla
oyuncu ile de oynanabilir. Burada esas olan oyuncunun
sırası geldiğinde yanana/yorulana kadar kendi
rekorunu geçmesi ya da iki oyuncunun birbiri ile
yarışıdır. Yavaş ya da seri olarak ip atlanır. |
|
| 07 |
|
|
Daha çok kızlar tarafından sevilen bu oyun, istenildiği kadar oyuncuyla oynanabilir. Ebe, topu havaya atarken oyunculardan birinin de ismini yüksek sesle duyurur. Kendisine seslenilen oyuncu, koşup topu yer düşmeden yakalamak zorundadır. Yakalarken "İstop" der. O da bir başka oyuncunun ismini söyleyerek topu havaya atar ve oyunun sürdürülmesini sağlar. Eğer oyuncu topu yakalayamazsa, bir puan yitirmiş olur. Bu puanların toplamı belirlenen sayıya ulaştığında oyuncu, oyun dışı kalır. Böylece sürdürülen oyunda en son kalan oyuncu, oyunun birincisi olur. Oyunun biraz daha heyecanlı versiyonunda ise, topu yere düşürdükten sonra ebe “istop” der ve etrafa dağılan oyuncular oldukları yerde durur. Ebe en yakınındaki oyuncuyu topu fırlatarak vurmaya çalışır. Eğer başarılı olur ise, puan kaybetmez ve ebe topla vurulan oyuncu olur.
Leonardini: Aile pikniklerinde farklı kuşakların bir arada oynayabildiği, en keyifli oyunlardan biridir. Küçük çocukların top yakalama becerilerinin gelişmesine paralel olarak, en erken 6 yaşını doldurduktan sonra oynanmaya başlaması tavsiye edilir.
|
|
| 08 |
|
|
| Dayanıklı bir balonun ağız kısmı genişleterek
içine bir silgi ya da şeftali çekirdeği gibi,
orta büyüklükte ve hafif olmayan herhangi bir
şey koyulur. Sonra balon bir futbol topu büyüklüğünde
şişirilir. İçindeki ağırlıklı cisim balonun istenen
yöne gitmesini sağlar. Bunu kafa vuruşlarıyla
yapmak gerekir. Bu vuruşlarda balonun sürekli
havada kalmasını sağlamak, yere düşürmemek oyunun
temel kuralıdır. Düşüren oynama hakkını yitirir.
Aldığı puan, balonun yere düşene kadar oyunucunu
yaptığı vuruşlar toplamıdır. Bu oyun dirsek ve
bilekler kullanılarak da oynanabilir. |
|
| 09 |
|
|
Ebe olarak bir oyuncu seçilir ve gözleri bağlanır. Bulunduğu yönünü kaybetmesi için ebe kendi etrafında döndürülür. Diğer oyuncular alan veya odanın içine dağılırlar ve sesle veya dokunarak körebenin kendilerini yakalaması için kışkırtırlar. Ebenin tehlikeli bir engele geldiğini belirtmek için "düşebilirsin/çarpabilirsin" diye, hep bir ağızdan bağırırlar. Ebe bir oyuncuyu yakalayıp, onun kim olduğunu söylerse, o kişi ebenin yerini alır. Oyuncular tanınmamak için elbiselerini, takılarını veya saç şekillerini değiştirebilirler. Eğer oyuncu tahmininde yanılırsa, yakaladığı oyuncuyu bırakır ve yeniden yeni bir oyuncunun peşine düşer.
Leonardini: Çocukların görme duyularını kullanmadan etrafındakileri keşfetme ve algılama becerilerini geliştirmeye yaradığı için yüzyıllardır popüler bir grup oyunudur. Soğuk havalarda evde canı sıkılan çocuklarla, etrafta kırılacak veya çarpacak eşya bırakmadan, rahatça oynanabilecek bir oyundur.
|
|
| 10 |
|
|
Oyuna katılacak bütün oyuncuların yanyana oturmaları gerekmektedir. Sıranın ucunda oturan oyuncu, yanındaki arkadaşın kulağına, diğerlerinin duymayacağı şekilde, herhangi bir şey fısıldar. Bu oyuncu da, duyduğu şeyi diğer yanındaki arkadaşına duymayacağı bir sesle tekrar eder. Üçüncü oyuncu da, yanındaki arkadaşından duyduğu şeyi diğer tarafındaki arkadaşına aktarır. Bu, böylece sıranın sonuna kadar gider. Sıranın sonundaki oyuncu da duyduklarını yüksek sesle tekrarlar. Daha sonra da ilk oyuncu, oyunun başında söylediklerini yeniden, ama bu kez yüksek sesle söyledikten sonra, son oyuncunun ne kadar farklı veya yanlış bir şey söylebildiği ortaya çıkar, (genellikle) herkes gülmeye başlar.
Leonardini: Yağmurlu günlerde ya da tatillerde birlikte gülme fırsatı için harika bir oyundur. 3 yaştan itibaren çocuklarla oynanması ve 8 yaşın üstündeki kişilerle oynandığında, en az 6 oyuncu olması tavsiye edilir.
|
|
| 11 |
|
|
Çocuklar elele tutuşur bir halka oluştururlar.
Aşağıdaki sözleri şarkısıyla söyleyerek sağa
ya da sola dönmeye başlarlar. Şarkı içinde adı
söylenen çocuk arkasını döner, halka içinde
dönerek ve şarkı söyleyerek oyunu böylece sürdürür.
Bütün çocuklar arkasını dönünce, şarkı sözleri
"bütün çocuklar önüne dönse" biçiminde
söylenir ve çocuklar önlerine dönerler. İstenirse
oyun bir kez daha yinelenir.
Kutu kutu pense - Elmayı yerse - Arkadaşım Ayşe
(dönmesi istenilen çocuğun adı söylenir) - Arkasını
dönse.
|
|
| 12 |
|
|
| Oyuna katılacak herkese, on eşyadan oluşan
bir liste verilir. Bu listeye bir ayakkabı,
bir bardak, bir kalem ya da herhangi bir eşya
yazılabilir. Burada önemli olan, bu eşyaların
evde bulunabilmesi ve bütün oyunculara verilecek
listenin aynı olmasıdır. Oyuncular, listede
yazılı olanları belirli bir zamanda, sözgelimi
15 dakikada toplamak zorundadırlar. Sürenin
sonunda en fazla eşyayı toplayabilen oyuncu,
oyunu kazanır.
|
|
| 13 |
|
|
Oyuncular iki gruba ayrılır. Karşılıklı gelecek
şekilde yan yana dizilir, el ele tutuşurlar.
Oyunu başlatacak olan grup karşı gruba şu tekerlemeyi
söyler:
"Mendilim menekşe, bizden size kim düşe"
Bu tekerlemeden sonra, karşı grup oyunu başlatan
gruptan birinin ismini söyler. Seçilen kişi
koşarak karşı taraftaki oyuncuların kenetlenmiş
olan ellerini ayırmaya çalışır. Eğer ayırmayı
başarırsa, o gruptan bir kişiyi oyun dışı bırakır;
ayıramayacak olursa kendi oyun dışı kalır. Oyundışı
kalan oyuncular kenarda otururlar. Eğer kendi
takımından biri karşı takımdakilerden birinin
kenetlenmiş ellerini ayırmayı başarırsa, kenarda
oturan arkadaşlarından birini oyuna yeniden
alır. Oyun böylece devam eder.
|
|
| 14 |
|
|
Oyuna katılacakların yüzü bir kuşakla bağlanır.
İçinde on değişik yiyecek (meyva, cips, çerez,
vb) bulunan bir kap yarışmacıların önüne konur.
Yarışmacılardan bu yiyecekleri tatmaları istenir.
Daha sonra da tabaklar önlerinden alınarak, gözlerindeki
kuşaklar çıkartılır. Yarışmacılardan yedikleri
yiyeceklerin isimlerini bir kağıda yazmaları istenir.
Oyuna ilginçlik katmak için, tabaklara çiğ bezelye
vb gibi sebzeler de koyabilirsiniz.
Leonardini:
Bu oyun 3 yaşın altındaki çocuklar ile oynanmamalıdır. |
|
| 15 |
|
|
Bir müzik aleti eşliğinde oynanan bu oyunda
amaç, çalınan parçanın adını ve notalarının sayısını
bulmaktır. Radyo ve televizyonda sıkça yayınlanan
"haberler", "hava durumu",
“reklam” programların müzikleri gibi bilinen kolay
parçalardan başlayıp, zor şarkılara doğru gidilir.
Elbette bu oyunda müzik aletini çalmasını bilen
birinin olması gerekiyor.
Leonardini:
Bu oyunu küçük çocuklarla oynamak için müzik aleti
yerine “mırıltı” ya da “lalalala” ile şarkının
müziğini canlandırınız. Çocukların aslında ne
kadar güzel ve kolayca melodileri tekrarladığını
görerek şaşırabilirsiniz. |
|
| 16 |
|
|
En az 8 kişi ve top ile oynanır. Eşit sayıda
A ve B olmak üzere iki grup oluşturulur. Bu
gruplardan biri (örneğin A grubu) ikiye bölünür
ve ikişerli kişiler halinde belirli bir mesafede
(en az 5 metre) birbirlerine karşı dururlar.
B grubu ortaya girer. A grubu topu B grubuna
atıp değdirerek, birinin elenmesi için çabalar.
Be grubu ise top hangi taraftaysa o taraftan
kaçarak diğer tarafa yaklaşır. A grubunun oluşturduğu
iki kişiden biri topu atarken diğeri de gelen
fakat yakalanamayan topları getirmekle görevlidir.
Oyun bu şekilde B grubunun bütün elemanları
elenene kadar sürer. Oyunda gelen toplar B grubunun
elemanlarından biri tarafından havada yakalanırsa
bu duruma "can kazanma" denir. Yapılan
"can" sayısı kadar yanan kişi oyuna
tekrar dahil edilir. Oyunda son kalan ve B grubuna
ait olan oyuncu 10'a kadar sayılarak elenmeye
çalışılır. Elenirse A grubu galip gelir, elenmezse
B grubu galip gelir.
|
|
| 17 |
|
|
| Oyuncular, A ve B olmak üzere iki gruba ayrılırlar.
A takımı, çember oluşturur. B takımı, çemberin
içinde yer alır. Çemberdeki oyuncular kendi aralarında
3-4 kez paslaştıktan sonra, topu ortadaki oyunculardan
birine fırlatırlar. Top oyuncuya değerse oyuncu
oyundan çıkar. Eğer değmezse, ortadaki oyunculardan
biri, topu yere değdikten sonra alır ve çemberdeki
oyunculara doğru fırlatır. Top çemberdeki oyuncuya
değerse, oyuncu oyundan çıkar. Değmezse, o da
topu çemberin içindeki oyunculara değecek şekilde
fırlatır. Oyun üç ya da beş dakikalık iki dönemden
oluşur. İkinci dönemde, sadece kalan oyuncular
yer değiştirerek oynarlar. En çok oyuncusu olan
takım, oyunu kazanır. |
|
| 18 |
|
|
Bir ebe seçilir. Ebe oyun alanının önceden
belirlenmiş bir yerinde durur, gözlerini yumarak
bir duvara dayanır. Burası ebenin kalesidir.
Ebe belirli bir sayıya kadar sayarken, çocuklar
saklanırlar. Sayma işlemi bitince "Önümdeki,
arkamdaki, sağımdaki, solumdaki sobe; saklanmayan
ebe" diyen ebe gözlerini açar ve saklanan
arkadaşlarını aramaya başlar. Gördüğü arkadaşının
adını söyleyerek kaleye döner, sobeler. Sobelenen
çocuk yanar. Ebe aramak için kaleden uzaklaştığında,
saklanan çocuklar ortaya çıkıp, ebeden önce
kaleye ulaşarak "sobe" yapmaya çalışırlar.
Bu arada, sobelenen çocuklar, saklanan arkadaşlarına
yardımcı olmak için "Elma dersem çık, armut
dersem çıkma" gibi sözlerle kopya verirler.
Ebe kaleden uzaklaşınca "elma, elma"
diye, ebe kaleye yaklaşınca "armut, armut"
diye bağırırlar. Ebe tarafından bulunarak yanmış
olan çocuklar, oyunun bitiminde, kendi aralarında
yeni bir ebe seçerler. Oyun yeni ebeyle sürer.
Leonardini:
Bu klasik oyunu küçük çocuklarla oynarken, doğaları
gereği "saklanmayı bilmemeleri", tüm
aileyi eğlendiren durumlar meydana getirir.
|
|
| 19 |
|
|
Bir sıra sandalye dizilir. Çocuklar sandalyelerin
çevresinde dururlar. Çocuk sayısı sandalye sayısından
bir fazla olmalıdır. Çocuklar bir şarkı veya tekerleme
söylemeye başlarlar. Şarkı biter bitmez çocuklar
iskemlelere otururlar ve bir çocuk ayakta kalır.
Ayakta kalan oyundan çıkar. Birer sandalye eksiltilerek
oyun devam eder. Son sandalyeye oturan çocuk oyunu
kazanmış olur.
Leonardini:
Bu oyunun modern versiyonunda, şarkılar teypte
çalmaktadır ve teybi ara sıra durduran bir kişi
oyunu yönetir. |
|
| 20 |
|
|
Tebeşirle yere kareler çizilir. İlk, üç ve
beşinci sıralar tek kare, diğerleri çift kareden
oluşur. İlk oyuncu taşı 1. kareye atar, sonra
sağ (veya sol) ayağı ile sekerek 1, 4. ve 7
no’lu karelerde tek ayak, diğer karelerde çift
ayak zıplar, ve aynı şekilde geri dönerek taşı
yerden alarak oyunu bitirir. Daha sonra sırayla
taşı diğer karelere atarak oyuna devam eder.
Eğer taşı sıradaki kareye atamazsa oyun sıradaki
oyuncuya geçer. Kareleri ilk bitiren oyunu kazanır.
Leonardini:
Daha büyük çocuklarla sek sek oynanırken, denge
yeteneğinin gelişmiş olmasından hareketle, taşı
ayakla sürerek kareleri dolaştırma yöntemi seçilebilir.
|
|
| 21 |
|
|
| Çocuklardan biri sırtı dönük çömelir. Diğer
çocuklar ellerini, çocuğun sırtına üst üste koyarlar
ve sorarlar "El üstünde, kimin eli var?"
diye. Çocuk bilemezse eller sırta yavaşca vurularak;
"Bilemedin bilemedin" denir. Eğer çocuk
bilirse ebelikten kurtulur, diğer çocuk çömelir
ve oyun böylece devam eder. |
|
| 22 |
|
|
| Büyük bir kutunun içine, oyuncuların tanıdığı
nesneler konur. Bir çocuk bu kutudan nesne alır,
aldığını arkadaşlarına göstermez. Adını söylemeden
özelliklerini açıklamaya çalışır ve arkadaşlarından
bu nesnenin adını söylemesini ister. Diğer bir
şekilde de: Bir çocuğun gözleri bağlanır ve bu
kutudan bir nesne alması istenir. Bu nesneye dokunarak
onun ne olduğunu bilmesi gerekir. |
|
| 23 |
|
|
Çocuklardan biri ebe olur. "’Tıp"
dediği zaman herkes kımıldamadan ve konuşmadan
durur. Ebe bazılarını komik hareketler yaparak
güldürmeye çalışır. Gülen oyundan çıkarılır.
Sona kalan alkışlanır ve birinci olur.
Leonardini:
Bu oyunu küçük çocuklar ile arabada giderken
(ya da evde), yaramazlık dozu artmışken oynarsanız,
sakinleştirici etkisini keşfedebilirsiniz.
|
|
| 24 |
|
|
Bin yıldan beri oynanan bir oyundur. Eski
tip topaçlar, içi dolu ağaçtan yapılmış armut
şeklinde olup, ucunda metal ve kuyruk bölümünde
ise uçlu bir uzantı bulunmaktadır. Oyuncu sağ
eliyle bir ipi topacın etrafında sarmaya başlar.
Sarma işlemi bittikten sonra sol eliyle ipi
hızla çeker ve topacı yere doğru bırakır. Topaç
ucu yere gelecek şekilde hızla dönmeye başlar.
Oyun iki topaçla oynandığı zaman ve belli bir
süre verildiğinde yarış havasına girer. İki
oyuncu aynı anda topaçlarını yere bırakırlar
ve kimin topacı daha uzun süre dönerse oyunun
galibi o olur.
Leonardini:
Her yaş için keyifli bir oyun olan topaç, günümüzde
daha çok ipsiz topaçlarla, tahta kulptan döndürerek
el becerisine dayayan yöntemle oynanmaktadır.
|
|
| 25 |
|
|
| Eşit sayıda oyuncudan oluşan iki takım, yan
yana dizilerek yerlerini alırlar. Her takımın
karşısına, elinde top bulunan bir atıcı geçer.
Verilen bir işaretle, her atıcı elindeki topu
takımının ilk oyuncusuna atar. İlk oyuncu topu
yakalar yakalamaz, tekrar atıcıya gönderir ve
yere diz çökerek oturur. Oyun, sıra son oyuncuya
gelecek şekilde sürdürülür. Son oyuncu topu yakalayıp
atıcıya fırlatınca, "bitti" diye bağırır.
İlk önce bitiren takım, oyunu kazanır. |
|
| 26 |
|
|
Oyuncular, iki takım halinde yer alırlar.
Takımlar, birbirlerinden belirli bir simge ile
ayrılabilirler (renkli kurdele, renkli kolluk
vs. gibi.). Topun, hangi takımda olacağını belirlemek
için, iki takımın arasında top yukarıya doğru
atılır. Topu ele geçiren takımın oyuncuları,
topu birbirlerine fırlatırlarken karşı takım
topu almaya çalışır. Bir takım topu ele her
geçirişinde, 2 sayı alır. Parti 20 sayıdır.
Topun, oyuncunun elleri arasından kapılması,
oyunun kurallarına aykırıdır.
|
|
| 27 |
|
|
Bu oyun daha çok erkek çocukların güçlerini
gösterebilecekleri bir oyundur. Eski bir paspas
yeterlidir. Soğuk günlerde oynamak için ideal
bir oyundur. Yapılan haraketlerle ısınılır.
Daha çok iki kişi arasında oynanabilecek bu
oyunda, oyunculardan biri paspasın üzerinde
ötekisi paspasın dışındadır. Dışında olan içinde
olanı dışarı atmak, içinde olan da dışında olanı
içeri sokmamak amacını güder. Böylece oyun,
bir güreş oyununa döner.
|
|
| 28 |
|
|
Oyunu yöneten "Ben 'uçtu uçtu' dedikten
sonra uçan bir canlının adını söylersem o zaman
hepiniz uçar gibi kollarınızla kanat çırpacaksınız"
der. Eğer uçmayan bir canlının adı söylenirse,
hiç hareket yapılmaz. Şaşıran çocuklar oyundan
çıkar. Geriye kalan çocuk, oyunu kazanır.
Leonardini:
Bu oyunun değişik bir versiyonu, “deve-cüce” olarak
oynanmaktadır. Oyunu yöneten “deve” dediğinde
tüm oyuncular ayakta olur, “cüce” dediğinde yere
çömelir. Hızlı hızlı söylenirken, yanlış pozisyonda
kalan oyuncu elenir, sona kalan oyuncu oyunu kazanır. |
|
| 29 |
|
|
Bu oyun genelde erkek çocuklar arasında oynanır.
Değişik sayıda değil, 9 kişiyle oynanabilen
bir oyundur. 4'er kişilik 2 takım oluşturulur.
9. oyuncu oyunu yönetir. Oyuna kimin önce başlayacağı
isim çekmeyle belirlenir. Ad çekmede kaybeden
takımın oyuncuları, bir duvar ya da ağaca dayanmış,
ayakta duran hakemin önünde eğilerek, arka arkaya
sıralanırlar. Karşı takımın oyuncuları, belli
bir mesafeden, eğilmiş olan çocukların üzerine
tek tek, eşeğe biner gibi, atlayarak otururlar.
Atlayan çocukların hepsi, eğilmiş çocukların
üzerine binebilirse, inip tekrar atlama şansına
sahip olurlar. Atlayıp binemeyen ya da atlarken
düşen olursa, o takım diğeriyle yer değiştirir.
|
|
| 30 |
|
|
Bu oyuna katılan çocuklar bir daire oluşturacak
biçimde otururlar. İçlerinden biri ebe olur. Ebe,
eline ucu düğümlü bir mendil alır. Bunu avucunun
içinde ya da eteğinde gizlemeye, göstermemeye
çalışır. Bu arada çocukların arkasında şu ezgiyi
söyleyerek dolaşmaya başlar. "Yağ satarım,
bal satarım, ustam ölmüş ben satarım."
Tüm çocukların coşkuyla ezgiye katıldıkları bir
anda, çocuklara sezdirmeden birinin arkasına mendili
bırakır. Mendili arkasına koyduğu çocuk mendilin
farkına varırsa, yerden alıp hızla ebenin peşinden
koşar. Ebe, koşarak yerinden kalkan çocuğun yerine
oturmaya çalışır. Ebeyi kovalayan, yetişip elindeki
mendili ebenin sırtına vurabilirse, ebenin ebeliği
devam eder. Ama mendile vurulmadan kovalayanın
yerine gelip oturabilirse, bu kez ayakta kalan
oyuncu ebe olur. Ebe olan da aynı ezgileri söyleyerek
çocukların arkasında dolaşır. Ebenin koyduğu mendili
farkedemeyen çocuğun arkasına geldiğinde yerden,
mendili alır onun sırtına vurmaya başlar. Sırtına
vurulan çocuk daha az dayak yemek için hızla yerinden
kalkıp çemberin dışında koşarak tekrar gelmeye
çalışır. Bu sırada da ebe hem kaçan çocuğu kovalar,
hem de mendille vurmaya çaba gösterir. Ebenin
de ebeliği sürer.
Leonardini :
Bu oyunu çekirdek aile olarak evinizin salonunda
da oynayabilirsiniz. |
|
|
Kaynaklar:
Çocuk Oyunları-1 / Selçuk Yıldırım / 2003 Zafer Yayınları
Çocuk Oyunları-2 / Selçuk Yıldırım / 2004 Zafer Yayınları
Çocuklar İçin Top Oyunları / C.Bruel / 1995 Ya-pa Yayın
Çocuk Oyunları / Hasan Güneş/ 2003 Anı Yayıncılık
Eğlence Oyunları / Didar Çelikkanat / 2004 Gün Yayıncılık
Uyarlama:
Leonardini
| MİSKET
OYUNLARI |
| 01 |
|
|
Az oyuncu ile oynanır. Yere düz bir çizgi çizilir
ve her oyuncu yere bir (veya ikişer) misket verir.
Misketler 2 misket genişliğinde aralıkla dizilir.
Bu çizgiye paralel başka bir çizgi 2 metre uzağa
çizilir. Oyuncular bu çizginin arkasında dururlar.
Oyuncular sırayla ileride dizili misketlere, kendi
misketlerinden biri ile nişan alırlar. Dizili misketlerden
birini çizgi dışına atan oyuncu o misketi kazanır.
Sıra diğer oyuncuya geçer. Oyun çizgideki tüm misketler
oyuncular tarafından toplanana kadar sürer. |
|
| 02 |
|
|
En iyi bilinen ve çok popüler olan oyunlardan
biridir. Yere içiçe iki halka çizilir. İçteki halkanın
çapı 30 cm, dışındaki halkanın çapı 2 metre olmalıdır.
İçteki halkaya her oyuncu anlaşılan sayıda misket
koyar. Oyuncular kendi "atıcı" misketlerini
ve çekiliş ile oyun sırasını belirlerler. Oyuncular
sırayla dıştaki halka çizgisinin üzerinde seçtikleri
herhangi bir yerden, içteki halkadaki misketleri
vurmaya çalışırlar. İç halkadan bir misketi dışarıya
atabilen oyuncu o misketi ve kendi atıcı misketinin
durmuş olduğu yerden iç halkaya bir atış daha yapma
hakkını kazanır.Atışı başarısız olan oyuncu sırasını
bir sonraki oyuncuya devreder. "Atıcı"
misket dıştaki halkada ise yerde kalmaya devam eder.
Bir sonraki oyuncu iç halkadaki misketleri ya da
diğer oyuncunun "atıcı" misketini hedef
alır. Eğer bu oyuncu "atıcı" misketi vurursa,
bunun sahibi oyuncudan bir misket ve bir atış hakkı
daha kazanır. Oyuncu aynı "atıcı" misketi
üst üste ikinci kere hedef alamaz. Oyun iç halkadaki
tüm misketler bitene kadar devam eder. |
|
| 03 |
|
|
Bu oyun için 7 ya da 9 gözlü bir "köprü"
oyuncağı gereklidir. Ortadaki göz 0 olur ve sağ
ve soldaki rakamlar dışa doğru artar (3, 2, 1, 0,
1, 2, 3). Oyunculardan biri kaleci olur, diğerleri
1.5m’lik bir uzaklıktan misketleri atarlar. Herhangi
bir gözden geçemeyen misketleri kaleci toplar. Her
başarılı atışta, kaleci misketin geçtiği delik/gözde
yazan kadar ve aynı boyda misketi başarılı oyuncuya
vermelidir. Ortadaki 0 no'lu gözden geçen misket
sahibine geri verilir ve hiç ödül/ceza yoktur. Her
oyuncu sırayla kaleci (köprü tutucu) olur. |
|
| 04 |
|
|
Yere 30 cm çapında bir daire çizilir. Her oyuncu
dairenin ortasına bir misket koyar. Oyuncular sırayla
dairenin üstünde durup, göz seviyesinden aşağıdaki
misketler topluluğuna misketleri atarlar / düşürürler.
Aşağıdaki grubun dışına itilen misket, ilgili atışı
başarıyla yapan oyuncunun malı olur. Eğer bir oyuncu
attığı misket ile hiç bir başka misket elde edemezse,
misketi ortanın malı olur.
Oyun ortadaki misketler bitene kadar sürer. |
|
Kaynaklar:
House of Marbles
Uyarlama:
Leonardini
|